Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
18 Şubat 2025 Salı
AYET:Yûsuf Sûresi 31
AYET:Yûsuf Sûresi 31"Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf'a, "Çık karşılarına" dedi. Kadınlar Yûsuf'u görünce onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. "Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir" dediler."
AYET:En'âm Sûresi 68
AYET:En'âm Sûresi 68"Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma."
Kaf Sûresi 18
AYET:"Kaf Sûresi 18"İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
İsrâ Sûresi 36
AYET:"İsrâ Sûresi 36"Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi, yaptıklarından sorumludur.
GIYBET İLE İLGİLİ AYETLER
GIYBET İLE İLGİLİ AYETLER
"Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
GIYBET ETMENİN CAİZ OLDUĞU YERLER
GIYBET ETMENİN CAİZ OLDUĞU YERLER
İnsanlar aleyhine konuşmanın gıybet olmadığı bâzı yerler vardır. Onlar da şöyledir:
2-) Bir kişinin fetvâ makâmına gidip, “Falanca bana zulmetti. Hakkımı almamın ve haksızlığı önlememin yolu nedir?” gibi sözler söylemesi. Bu, ihtiyaçtan dolayı câizdir, ancak, meseleyi üstü kapalı olarak arz etmek ihtiyata daha uygun ve fazîlete daha muvâfıktır.
3-) Müslümanları şerden sakındırmak ve iyiliklerini istemek (nasihat). Bunun da değişik şekilleri vardır:
4-) Hadis râvîlerinden ve şâhitlerinden kusurlu olanları cerh etmek. Bu, icmâ ile câizdir. Hattâ yerine göre vâcip bile olur.
5-) Bir kimse ile dünürlük, ortaklık, komşuluk, alışveriş vs. yapmak veya emânet bırakmak isteyen kişiye, mevzû ile doğrudan alâkalı bilgilerin söylenmesi.
6-) Dîni ve dînî ilimleri öğrenmek isteyen birinin, bid’atçı veya günahkâr (fâsık) bir hocadan ders aldığına şâhid olup zarar göreceği endişesine kapılan birinin, o öğrenciye öğüt verip hocasının hâlini açıklaması.
7-) Üstlendiği vazifeyi îcâb ettiği şekilde yapmayan bir vazifelinin durumunu üst makâma bildirmek.
Fâsıklık ve bid’atçılığı âşikar olan kimsenin hakkında konuşmak. Ancak onun açığa vurduklarının dışındaki başka ayıplarının anılması -onların da söylenmesini gerektiren başka bir sebep yoksa- haramdır.
8-) Bir insan; şaşı, topal, sağır, kör veya buna benzer başka lâkaplarla biliniyorsa, onu sırf târif edebilmek için bu lâkapları kullanmak. Böyle lâkaplarla bilinen kişilerin başka türlü târif ve tanıtımı mümkün olduğu sürece bu lâkapları kullanmaktan da sakınmak îcâb eder.
Lâkin insanlar aleyhine konuşmanın câiz sayıldığı bu hususlarda da dikkatli olarak nefse fırsat vermemek lâzımdır. Tenkid ve konuşmaların, haklı olup-olmadığını iyi ayırt etmek îcâb eder. Zîrâ nefis, çeşitli bahânelerle insana kendini haklı göstererek gıybetin câiz olduğunu fısıldayabilir. İşte bu da en tehlikeli noktalardan biridir.
PEYGAMBERİMİZ(SAV) ORUÇLUYKEN GIYBET EDEN İKİ KADININ GIYBET ETTİKLERİ İÇİN ORUÇLARININ BOZULDUĞUNU BİLDİRMİŞTİR
PEYGAMBERİMİZ(SAV) ORUÇLUYKEN GIYBET EDEN İKİ KADININ GIYBET ETTİKLERİ İÇİN ORUÇLARININ BOZULDUĞUNU BİLDİRMİŞTİR
Gıybet Ederek Orucunu Bozan 2 Kadın
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in âzadlısı Ubeyd şöyle anlatır:
İki kadın oruç tutuyorlardı. Öğle üzeri bir kimse Peygamber Efendimiz’e gelerek:
“–Yâ Rasûlallâh! Şurada iki kadın var, oruç tutuyorlar. Neredeyse susuzluktan ölecekler. (Müsâade buyurursanız oruçlarını bozsunlar.)” dedi.
Allâh Rasûlü ondan yüz çevirdi, cevap vermedi. Gelen kimse sözünü tekrar ederek:
“–Yâ Nebiyyallâh! Vallâhi neredeyse ölecekler.” dedi. Fahr-i Kâinât Efendimiz:
“–Çağır onları!” buyurdu.
Kadınlar geldi. Peygamber -aleyhisselâm- bir kap istedi. Kadınlardan birine vererek:
“–İçindekileri çıkar!” dedi. Kadın kabın yarısını dolduracak kadar kan, cerâhat ve et kustu. Diğerine de aynı şekilde emir buyurunca o da kabı dolduruncaya kadar kan ve taze et çıkardı. Bunun üzerine Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“–Bu iki kadın Allâh’ın helâl kıldığı şeylerden kendilerini tutarak, onlara karşı oruçlu oldular, haram kıldığı şeyleri yaparak da iftâr edip oruçlarını bozdular. Biri diğerinin yanına oturup insanların etlerini yemeye başladılar (yani gıybet ettiler).” buyurdu. (Ahmed, V, 431; Heysemî, III, 171)
PEYGAMBERİMİZ(SAV) BUYURDUKİ GIYBETİ EDİLEN KİŞİ AFFETMEDİĞİ MÜDDETCE GIYBET EDENİ ALLAH AFFETMEZ
Gıybet ve iftirâ kul hakkı olduğu için, onları affettirmeye sadece tevbe kâfî gelmez. Rasûlullah (s.a.v) söyle buyurur:
HADİS: “Gıybet edilen kimse affetmediği müddetçe gıybetçi mağfiret olunmaz.” (Heysemî, VIII, 92)
PEYGAMBERİMİZ(SAV) GIYBET EDENİN ÇOK KÖTÜ KOKU YAYDIĞINI BİLDİRMİŞTİR
HADİS: Rasûlullah (s.a.v) ile beraberdik. Birden ortalığa kötü bir cîfe kokusu yayıldı. Rasûlullah (s.a.v):
“–Bu kokunun ne olduğunu biliyor musunuz? Bu, mü’minlerin gıybetini yapan kimselerin kokusudur” buyurdu. (Ahmed, III, 351)
YANINDA GIYBET YAPILAN KİMSE YA YAPANI UYARMALI YA GIYBETİ YAPILANI SAVUNMALI YA DA ORAYI TERK ETMELİDİR
YANINDA GIYBET YAPILAN KİMSE YA YAPANI UYARMALI YA GIYBETİ YAPILANI SAVUNMALI YA DA ORAYI TERK ETMELİDİR
GIYBET DENİZ SUYUNA KARIŞSA ONUN TADINI VE KOKUSUNU BOZAR
GIYBET DENİZ SUYUNA KARIŞSA ONUN TADINI VE KOKUSUNU BOZAR
HADİS: "Ey Allah’ın Elçisi! (Kısa boylu oluşunu kastederek) şöyle şöyle olan Safiye sana yeter dedim. Bunun üzerine bana, ُ ْه ت َ َزج َ َم ِر ل ْ َح ِء اْلب َ ْت ِبماَ ِزج ُ م ْ َو ًة ل َ م ِ ِت َكل ْ قُْل َقَد فَقاَ َل : ل "Ey Aişe! Öyle bir söz söyledin ki, eğer o söz denizin suyu ile karışsa her halde onu ifsat eder, tadını ve kokusunu bozardı" buyurdu Ebu Davut,Edep 40., V, 192-193.
GIYBET NEDİR
DEDİKODU(GIYBET) ÇOK TATLIDIR
DEDİKODU(GIYBET) ÇOK TATLIDIR
Sayın okurlarım baştanda söylediğim gibi gıybet en çok işlenen fakat içeriği en az bilinen günahtır. Her konuda olduğu gibi bu konudada önemli olan niyettir. Bu konuda da her konuda olduğu gibi tefrit ve ifrattan kaçınmalıdır. Yani bütün dedikoduları haram sayıp hiç konuşmamak hiçbir toplumda bulunmamakta yanlıştır. Her türlü iftira ve dedikoduyu severek dinlemek ve anlatmak da yanlıştır.
CAİZ OLAN GIYBET
CAİZ OLAN GIYBET:
YANINIZDA OLMAYAN KİŞİYE MADDİ VE MANEVİ HERHANGİ BİR ZARAR VERME KASTI OLMAKSIZIN ONUN YARARINA VEYA ONUN DUYDUĞUNDA ÜZÜLMEYECEĞİ, ALINMAYACAĞI, GÜCENMEYECEĞİ, KIZMAYACAĞI SÖZLERİ SÖYLEMEK CAİZDİR
Aslında bu madde öteki maddelerin tamamını içerir. Genel olarak tekrar edersek Yanınızda olmayan kişiye maddi ve manevi herhangi bir zarar verme kastı olmaksızın, iyi niyetle , onun yararına veya veya onun duyduğu zaman üzülmeyeceği, gücenmeyeceği, alınmayacağı, kızmayacağı, sözleri söylemek caizdir.
MÜBAH OLAN GIYBET
MÜBAH OLAN GIYBET:
FARZ OLAN GIYBET:
FARZ OLAN GIYBET:
ŞİRKE GÖTÜREN GIYBET:
ŞİRKE GÖTÜREN GIYBET:
HARAM OLAN GIYBET:
HARAM OLAN GIYBET:
17 Şubat 2025 Pazartesi
MÜSTEHAP OLAN GIYBET:
MÜSTEHAP OLAN GIYBET:
VACİP OLAN GIYBET:
VACİP OLAN GIYBET:
SÜNNET OLAN GIYBET:
Sayın okurlarım arkadan konuşmanın yani gıybet yapmanın (farz,vacib,sünnet,müstehap,mübah,haram,caiz ve şirk) olduğu yerler vardır. Şimdi bunları görelim.
1-SÜNNET OLAN GIYBET:
HADİS'':Faciri konuşmaktan korkmayınız.onun bütün hallerini ortaya çıkarıp açıklayınki herkes tarafından tanınsın. Onun yaptıklarından konuşunuzki insanlar ondan sakınsınlar.'' Görüldüğü gibi böyle insanların gıybetinin yapılmasını peygamberimiz(sav) bize emrediyor. Dinimiz günahlarını gizli işleyenlerin kusurlarını ve günahlarını açığa çıkarmayı kesinlikle yasaklamıştır. işte günah olan haram olan gıybet budur. çünkü gizli günah işleyen kişi günahı duyulursa o kişi mahçup olur.Rahatsız olur. Acı duyar. Kaldıki gizli işlediği günahı nasıl olsa herkes duydu diye bu günahı açıktan işleye başlaması ve günahını çoğaltması ve başkalarına kötü örnek olması tehlikesi vardır. Halbuki açıktan günah işleyen kişinin başkalarına zarar vermesini önlemek ves akındırmak içindir. sakındırma iki türlü olur.
KİŞİYİ DEDİKODU YAPMAYA TEŞVİK EDEN ŞEYLER
KİŞİYİ DEDİKODU YAPMAYA TEŞVİK EDEN ŞEYLER
İNSANI GIYBET YAPMAYA SEVKEDEN ŞEYLER:
1-Hiddet, kızmak, başkasına kızan bir insan ona olan hırsından dolayı sürekli onu kötüler.
2- Arkadaşlarının teşvik etmesi:
3-Kendisi hakkında dedikodu yaplacağını zannedip, ondan önce davranıp kendini savunmak.
4-Kendisine atılan bir suçu başkasına yüklemek için yapılan gıybet.
5- Kendisinin bilgili ötekinin cahil olduğunu ortaya çıkarmak için yapılan gıybet.
6-Kıskançlık sebebiyle yapılan gıybet.
7-Şaka etmek, gülmek ,eğlenmek için yapılan gıybet.
8-Kibirinden dolayı ötekini küçük düşürmek için yapılan gıybet.
9-Dini kullanarak yapılan gıybet.
10-Acıyarak yapılan gıybet.
11-Allah için kızdığını söyleyerek yapılan gıybet.
Sayın okurlarım gıybetin caiz olduğu yani arkadan konuşmanın günah olmadığı sözler vardır.
DEDİKODU ZİNADAN DAHA BÜYÜK GÜNAHTIR
DEDİKODU ZİNADAN DAHA BÜYÜK GÜNAHTIR
GIYBET ZİNADAN DAHA BÜYÜK GÜNAHTIR
Sayın okurlarım bir şahsın hakkında hoşuna gitmeyecek yazı yazmak, televizyon,radyo,gazete,internet,dergi ve gazete gibi ; Topluma yayın yapan basın, yayın yoluyla duyurmak çok daha korkunç bir günahtır.
DEDİKODU ÇEŞİTLERİ
DEDİKODU ÇEŞİTLERİ
Sayın okurlarım gıybetin çeşitlerini genel olarak şöyle sıralayabiliriz.
1-BEDENLE ALAKALI GIYBET: Bir kişinin arkasından onun duyunca hoşlamyacağı bir eksikliğini söylemek. Mesela şaşı,kör,topal,kel,yaralı,sivilceli,kısa,uzun,zenci,sarı,siyah, V.b Ancak bunu söyleyen kişinin niyeti hakaret etmek değilse o kişiyi tarif etmek için başka yol bulamadıysa veya o kişi bunu duyduğunda rahatsız olmayacaksa o zaman gıybet olmaz.
2-SÜLALEYE(SOYA) YAPILAN GIYBET: Kişinin babasını,annesini,kardeşini,veya yakın akrabalarını kötülemek.
3-AHLAKLA İLGİLİ GIYBET: Huyu kötü,havalı,kibirli,sinirli,aciz,korkak,cimri v.b sözler.
4- DİNE AİT GIYBET: Hırsız,yalancı,sarhoş,kumarcı,zalim,beynamaz, v.b
5-DÜNYEVİ HUYLARINA GIYBET:Edepsiz,terbiyesiz,tembel, v.b sözler.
6-GİYİMLE ALAKALI GIYBET:Uzun,kısa,dar,geniş,eski,kirli,paspal, v.b. sözler.
Hangi hususta olursa olsun arkasından konuştuğunuz kişiyi üzecek her söz ve hareket gıybettir ve günahtır.
Sayın okurlarım gıybet en fazla işlenen günah olduğuı halde içeriği en az bilinen günahtır. Bugün alimi,cahili,büyüğü,küçüğü,kadını erkeği hepimiz istisnasız gıybet ederken hangi sözlerin gıybet olduğunu hangi sözlerin gıybet olmadığını bilemiyoruz. Dolayısıyla bazen gıybet olduğunu sandığımız şeyleri söylemeyerek adaletin işlemesini veya suçun engellenmesini sağlayamamaktayız. ilerde açıklanacağı gibi gıybetin caiz olduğu hatta yapılması zorunlu olduğu yerler vardır.
Tüm if
22 Temmuz 2024 Pazartesi
DEDİKODU ETMEK EN BÜYÜK GÜNAHTIR, AYET Hümeze.1, Kardeşini gıybet ve alaya alan kişiye azap vardır.
Sayın okurlarım. Biz Müslümanların en fazla işlediği günah; Üstelik günah olarak görmediğimiz. En büyük günah dedikodu. O kadar büyük bir günah ki Kur’an-ı Kerimde Allah’ın hiç bir günah için kullanmadığı, dahası Kuran-ı kerimin tamamı olan 6666 ayetin 6665 ayetinin hiçbirinde olmayan bir uslupla ve aşağılama ile yasaklanan bir günah. Korkunç bir günah ve en önemlisi kul hakkı ve daha da önemlisi Hacısının, hocasının, ihtiyarın, gencin, çocuğun, büyüğün, kadının, erkeğin, herkesin istisnasız hepimizin her yerde ve her zaman işlediği ve en çok işlediği bir günah.
.
İNSANLAR
https://youtube.com/shorts/uxjvPHjf2zA
İNSANLAR
Aziz Müminler!Gıybet, bir kardeşimizi hoş olmayan sözlerle anmaktır. Yokluğunda onun onur ve haysiyetini zedelemektir. Kul hakkına girmektir. Gıybet, güven ve samimiyete, huzur ve muhabbete, birlik ve beraberliğe, hâsılı kardeşliğe saplanan bir hançerdir. İnsanlıkla bağdaşmayan, mümine yakışmayan, bireyi ve toplumu sarsan çirkin bir tutum ve davranıştır. Bu yüzden Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurarak gıybeti haram kılmıştır: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü öyle zanlar vardır ki günahtır. Birbirinizin özelini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Biriniz ölmüş bir kardeşinin etini yemekten hiç hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz değil mi? O hâlde Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir.”
DEDİKODU GIYBET
Bizler, birbirine iman kardeşliği ile bağlı müminleriz. Bu kardeşlik, bir binanın birbirine kenetlenmiş yapı taşları gibi sapasağlam bir kardeşliktir. Bu kardeşlikte kardeşler birbirine emanettir. Kardeşimizin canı bizim canımızdır. Onur ve haysiyeti bizim onur ve haysiyetimizdir. Birbirimizi en ufak bir îma ile dahi incitmemek bu kardeşliğin bir gereğidir. Gönül erlerinden birinin şu sözü bu gerçeği ne de veciz ifade etmektedir: “Sakın incitme bir canı. Yıkarsın arş-ı Rahmân’ı.”
GOETHE
Günlük hayatımızda zihinlerimiz türlü haberlerle yorgun düşmektedir. Kulaklarımız, arzu edilen edilmeyen nice sözler işitmektedir. Özellikle kitle iletişim araçları ve sosyal medyada çoğu zaman dedikodu, yalan, iftira gibi çirkin sözler, ilgi ve merak uyandıracak şekilde sunulabilmektedir. Zaman zaman sorumsuz ve şuursuzca yayınlanan asılsız haber ve yorumlarla insanların onur ve haysiyeti hedef alınabilmektedir. Oysa Peygamberimiz (s.a.s), Müslümanı “elinden ve dilinden emin olunan insan”diye tanımlamıştır.
SENİNDE YAPARLAR
Resûlullah (s.a.s), şu hadisiyle gıybet, dedikodu, su-i zan ve özel halleri araştırma gibi mümine yakışmayan durumlardan uzak durmayı emretmiştir: “Birbirinizin gıybetini yapmayın. Gizli hâllerinizi araştırmayın. Çünkü her kim insanların gizli hâllerini araştırırsa Allah da onun gizli hâlini araştırır. Ve neticede onu evinde bile olsa rezil ede
BAŞARIYORSUN
https://youtube.com/shorts/5bNy4r9Ap
BAŞARIYORSUN
Resûl-i Ekrem Efendimiz, “Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır konuşsun ya da sussun.”buyurmuştur. Her duyduğunu söylemesinin, kişiye günah olarak yeteceğini bildirmiştir
DEDİKODU
Heyhât! Gelin görün ki bugün bir sektör haline gelen yalan, iftira, gıybet ve dedikodu ile kimilerince algı operasyonları yürütülmektedir. Bu tür olumsuzluklarla, birey ve toplumun huzur ve sükûnetine büyük zararlar verilmektedir.
YÜZLEŞME
Dilimiz, fitne ve fesat için değil; her daim güven ve itimat, huzur ve sükûnet için dönsün. Sözlerimiz, gıybet ve dedikodu, iftira ve yalan için değil; sadakat ve doğruluk için dökülsün. Kelamımız, kin, nefret ve düşmanlığa değil; ülfet, muhabbet ve kardeşliğe vesile olsun. Unutmayalım ki, o büyük gün ebedi nimetlere kavuşacak olanlar, zihnine, gönlüne, diline, eline, hâsılı bütün bedenine sahip çıkan ve hayata mümince bakanlardır.
CESARETİN VARSA
“Allah’ım! Kulağımın, gözümün ve dilimin şerrinden, kalbimin kötülüğünden sana sığınırım.
SEN YAPMA
“Ashâbımdan hiç kimse bana bir başkası hakkında (beni rahatsız edecek) bir şey iletmesin. Zira ben sizin karşınıza (hakkınızda her türlü güvensizlikten) salim olan bir kalple çıkmayı arzu ediyorum” buyurarak ashâbının birbirleri hakkında söz taşıyıp gıybet etmelerini engellemeyi amaçlamıştır.
DEDİKODU YAPANIN VAY HALİNE
“Zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır. Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayın. Özel hayatınızı da araştırmayın. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize arkanızı çevirip küsmeyin. Birbirinize nefret ve düşmanlık da beslemeyin. Ey Allah'ın kulları! Birbirinizle kardeş olun! (Buhârî, Edeb, 57)
3 ŞEY ÇİRKİNDİR
Zan, tecessüs, gıybet gibi davranışlarla insanların gizli hâllerini araştırmanın onlar arasında fesada neden olacağına işaret eden Sevgili Peygamberimiz, ayıpları dile getirmek yerine örtmeyi emretmiştir. Zira bir Müslüman diğerinin ayıbını örttüğünde, Allah Teâlâ'nın da âhirette onun ayıbını örteceğini müjdelemiştir. Hz. Peygamber, insanlar arasında sevgi ve saygıyı yok eden, kin, nefret, haset, düşmanlık tohumları eken davranışlara karşı ümmetini uyarmış ve onlara kardeş olmalarını öğütlemiştir:
ALLAH BİZİ KORUSUN
ALLAH BİZİ KORUSUN
Her ne şekilde olursa olsun, kişiyi aşağılayan, küçümseyen, onun şeref ve haysiyetini yaralayan bu türden davranışlar, insanı yaratılanların en şereflisi, en değerlisi olarak gören İslâm dini tarafından kesin bir şekilde yasaklanmıştır.
GIYBET NASIL OLUR
https://youtube.com/shorts/PCjv0rU5U8
GIYBET NASIL OLURGıybet bazen açıkça ifade edilmese de, yazıyla, imayla, kurnazca dile getirilen kinayeli sözlerle de gerçekleşebilir. Hatta gıybetin bu türü, kötü zan ve şüpheler uyandırabilmesi, dolayısıyla açıkça söylenmesinden daha tehlikeli durumlar yaratabilir.
Her ne şekilde olursa olsun, kişiyi aşağılayan, küçümseyen, onun şeref ve haysiyetini yaralayan bu türden davranışlar, insanı yaratılanların en şereflisi, en değerlisi olarak gören İslâm dini tarafından kesin bir şekilde yasaklanmıştır.
GIYBETTEN SAKININ
Gıybet, insanların dış görünüşleri veya fiziksel bazı kusurları ile ilgili olabildiği gibi, kişinin ailesi, soyu, ırkı, huyu, ahlâkı veya diniyle alâkalı da olabilir.
Kişiyi kızdıran, kıran veya onurunu ve gururunu inciten lakaplar takmak da gıybete girmektedir. Çoğu zaman insanın arkasından konuşarak sözle yapılan gıybet, kimi zaman da bir kaş göz hareketiyle, bükülen bir dudakla veya el kol işaretiyle, hatta göz kırpmayla da gerçekleşebilir. Eğlence ve mizah gayesiyle veya şaka niyetiyle de olsa başkasını taklit etmek de gıybettir.
DEDİKODU KÖTÜ ÇOK KÖTÜ
DEDİKODU KÖTÜ ÇOK KÖTÜ
https://www.youtube.com/shorts/j9cj52ZRvgo
İnsan, gıybet yaparak elde ettiği hazzın çekiciliğine kapılarak kalbini karartma pahasına bu fiili alışkanlık hâline getirir. Bu durumun iğrençliği ilâhî kelâmla da ifade edilmekte ve gıybet, ölü eti yemeye benzetilmektedir:
.Birbirinizin gıybetini yapmayın. Biriniz ölü kardeşinin etini yemeyi hiç arzu eder mi ki? Demek tiksindiniz! O hâlde Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir.” (Hucurat, 12)
GIYBET İLE İLGİLİ AYETLER
GIYBET İLE İLGİLİ AYETLER
AYET: Hucurât Sûresi 12
"Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
"Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi, yaptıklarından sorumludur.
"İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.
"Onlar boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler."
"Mü'minler, boş ve faydasız şeylerden yüz çevirirler."
Kulak, göz ve gönül, bunların hepsi sorumludur."
"Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma."
"Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf'a, "Çık karşılarına" dedi. Kadınlar Yûsuf'u görünce onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. "Haşa! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir" dediler."
DEDİKODU YAPAN CENNETE GİREMEZ
https://www.youtube.com/shorts/78Olnh3qZto
DEDİKODU YAPAN CENNETE GİREMEZ
Hanımları arasında, Hz. Peygamber'e en çok düşkün olan Hz. Âişe, Resûlullah'la birlikte bulunduğu bir gün, mizacındaki kıskançlıktan mı, yoksa eşine olan aşırı sevgisinden midir bilinmez, Safiyye bnt. Huyey hakkında hoş olmayan bazı sözler söylemişti. Hz. Peygamber'e, Safiyye'nin boyunun kısa oluşunu ima edercesine eliyle işaret ederek, “Ey Allah'ın Resûlü, sana Safiyye'deki şu hâl yeter” demişti. Her ne kadar masum görünse de bir insanı arkasından çekiştirme mahiyetindeki bu sözler karşısında Allah Resûlü, hemen Âişe'yi ikaz ederek şöyle buyurdu:
“Sen öyle bir söz söyledin ki, o söz denize karışsaydı denizin suyunu bozardı.”
KULDAN KORKMA ALLAH'TAN KORK
Eğer inanıyorsanız bilin ki asıl korkmanız gereken Allah'tır." (Tevbe, 9/12).
"İnsanlardan korkmayın, benden korkunuz." (Maide, 5/44)
"Allah'ın mescitlerini sadece, Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekât veren ve ancak Allah'tan korkan kimseler onarır." (Tevbe, 9/18)
"Allah'a ve Peygamber'e itaat eden, Allah'tan korkan ve O'ndan sakınan kimseler, işte onlar kurtulanlardır." (Nûr 24/52)
"Allah'ın göndermiş olduklarını tebliğ edenler, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Allah hesap gören olarak yeter." (Ahzab, 33/39)
BOŞ SÖZDEN KAÇ
BOŞ SÖZDEN KAÇ
Mü'minun suresi 3. Ayet:
"Ve onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Boş yere söylenilen sözden ve işlerden sakınırlar." Ayette bahsedilen, kamil müminlerin özelliğidir. Müminlere boş işlerle uğraşmak yakışmaz. Boş işlerle uğraşmak müminlerin vasfı değildir. Ancak bir mümin boş bir işle uğraşsa günahkar oldu denilmez. Fakat kamil bir mümin olamaz. Asr suresinde Allah Teala zamana yemin etmekte ve şöyle buyurmaktadır: "1. Yemin ederim zamana. 2. İnsanlar hüsranda. 3. Ancak şunlar müstesna: İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, Bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler." İnsanın ömrü en kıymetli sermayesidir; ne kazanacaksa onunla kazanacaktır. O ömür ise dehir (zaman)den biz cüzdür. Onunla akmaktadır. Hatta insan için zaman ömründen, hatta ömrünün içinde bulunduğu anından ibaret değildir. Kârsız geçen her an, o güzel sermayeden heder edilen bir ziyan, bir hüsrandır.
.jpeg)
.png)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.png)
.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)


.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
